AHMET ÖNAL Özel Sağlık Hizmetleri


İçeriğe git

Kolelitiazis (Safra Kesesi Taşı)

Hastalıklar ve Tedaviler

Ortalama her 10 erişkinden birinde safra kesesi taşı mevcuttur. Safra kesesi taşı olanların büyük çoğunluğunda (%70-80) belirgin şikayet yoktur. Bunlara "sessiz taş" denir ve tesadüfen başka tetkikler sırasında saptanırlar. Safra kesesi taşlarının en önemli bulgusu, karın sağ üst kısmında oluşan ve sırta da vurabilen ağrılardır.
Safra kesesi taşları kesenin ağzını tıkayarak içeriğinin boşalamamasına, böylece
"kolesistit" adını verdiğimiz iltihaplanmaya yol açabilir. Küçük taşlar ana safra kanalına düşüp burada tıkanıklığa yol açarak safranın kana karışmasına neden olur ve "tıkanma sarılığı" meydana getirebilirler. Yine safra kesesindeki küçük taşların ana safra kanalının alt ucunda pankreas bezine ait kanalı tıkamaları sonucu oluşan ve "pankreatit" adı verilen pankreas bezi iltihabı da tedavi edilmediğinde %50 ölümle sonuçlanmaktadır. Safra kesesi kanserinde %95 oranında kesede taş mevcuttur. Bu da "safra kesesi kanseri" ile safra kesesi taşları arasında bir ilişkinin var olduğunu göstermektedir.




Tedavisi
"kolesistektomi" yani safra kesesinin içindeki taşlarla birlikte ameliyatla çıkarılmasıdır. Safra kesesi taşı oluşumunun esas sebebi safra kesesinin kendisindeki fonksiyon bozukluğudur. Kolesistektomi sonucunda hem safra kesesi taşı çıkarılmış, hem de tekrar taş oluşturabilecek kese ortadan kaldırılmış olur. Günümüzde safra kesesi taşına bağlı şikayeti olan hastaların tedavisinde altın standart laparoskopik kolesistektomidir.



Laparoskopik kolesistektomi
1990'lardan itibaren kullanılan bir ameliyat yöntemidir. Genel anestezi altında karına açılan 4 adet küçük delikten içeri sokulan çeşitli cihazlar ve kamera yardımıyla, bir televizyon ekranından izlenerek safra kesesinin dışarı çıkarılması işlemidir. Ortalama 45 dakika sürmektedir. Karın duvarında büyük bir kesi olmadığından hastanın konforu ve iyileşmesi çok daha iyidir. Hasta ertesi gün yemeğe başlar ve evine gidebilir. Tam iyileşme süresi 2-3 gündür.

Ana Sayfa | Özgeçmiş | Bilimsel Geçmiş | Hastalıklar ve Tedaviler | Soru - Cevap | İletişim | Site Haritası


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön